Dünyanın kurtuluşu benim-bizim düşüncelerimize bağlıdır…

Dünyanın kurtuluşu benim-bizim düşüncelerimize bağlıdır..

Biz bize sunulanlarla yaşamayı öğrendik.

Öğretilenlerin hepsinin doğru olduğuna inandık,inandırıldık

İnançlar,kalıplar her tarafımızı sardı virüs gibi.

Bunu yaparsan sevilmezsin,şunu yaparsan sana kimse saygı duymaz,filanca kişi şöyle sende onun gibi ol,paran varsa sana herkes saygı duyar,sevgi zaaftır……… gibi

İnamamamıza rağmen- o içimizdeki mükemmel bilge kişiliğin inanmamasına rağmen – etrafımızda gördüğümüz şekillere,sembollere ve büyüdükçe yaşama dönüşen bir yolda yürümeye devam ettik.

Çiçeklerin,böceklerin,tabiatın doğallığından uzaklaşıp yapay yollarla mutluluğu aradık çoğumuz.

Hatırlamaya çalıştık , zorlandık ,tökezledik…

Bazı vurgular bize bir şeyleri gösterdi, o güzelliği ,fakat bu da anlıktı.Hemen çıktık içinden korkup kaçarak.Çünkü öğretilen korkup kaçmaktı, orada güvende olmadığımızı söylüyordu dışarsı ve hatta bizi kandıran içersi.

Bizim mutlu olmayı haketmediğimizdi öğretilen, çok çabalamamız gerktiğini söylüyordu öğretiler.

Saygı işvesi altında bir çok yasaklarla tuzaklar konulmuştu o çok değerli yaşamlarımıza.

Göremedik,hatırlayamadık nereden geldiğimizi ve nereye gideceğimizi.

Artık burada gördüğümüz tek şey mutluluğun böyle olmadığı.

Evet bunu fark ettik ve içimiz acıdı-yandı.

Yetemeyen bir şeylerin farkındalığına girdik,araştırmaya başladık umutlanarak.

Doğaya baktığımızda herşeye sahip olduğumuzun farkındalığı bizim umudumuz oldu.

Akışın bir parçası olmamız ve gelenin elbet bizim için bu yaşamda önemli bir yeri olduğunu anlamaya başlamamız denize atılan ve yaşamasına izin verilen deniz yıldızı misali gerçekleşti.

Uyandık,hatırlamaya başladık…

Evet şimdi…

Uyanış Zamanı…

Hepimizin sadece kendi adına değil bütüne hizmet edip uyanma zamanı…

Birden Birliğe uyanma zamanı…

Ben demeden Biz deme zamanı…

Dünyamız için çalışma zamanı…

Karanlıktan aydınlığa geçme zamanı…

Bu yıl 2014 bize bunları öğretecek 2012 ve 2013 hazırlıklarının ardından.

Vermeden alamıyacağımızın özünü hissetmeyi öğretecek bize kolayca .

Sevgiyi,o, içimizi sıcacık kaplayan Tanrısal Sevgi yi bize hatırlatacak ve bizler özümüzle barışıp tüm dünya varlıklarından ayrı olmadığımızı gözlemleyeceğiz.

Hiç kimse hiç bir olay bizden ayrı değil bunu öğreneceğiz,ilizyonların ortadan kalkışını izleyeceğiz hep beraber.

Sevginin bizi kendi gibi yarattığı bilinci ile kendimize sarılarak ve bunu herkese vererek çoğalacağımızı izleyeceğiz mutlulukla.

Ve ardında içimizden dışarı doğru bu bilinç çığ gibi büyeyerek dünyamızı saracak.

Herkes herkesin dilinden anlayacak.Çünkü tek dil konuşulacak.

SEVGİ DİLİ ;))

Bu yazımı okuduktan sonra arkanıza yaslanmanızı istiyorum.

Derin nefesler alın ve verin , bunu bir kaç kez rahatlayana kadar yapın.

Bakın düşüncelerinize farkında olun ve lütfen hiç birini engellemeyin.

Size yukarıda yazdıklarım ütopik mi geldi?

Sizi rahatsız mı etti?

Yoksa  rahatlattımı ya da evet tam da bunun böyle olmasını isterdim mi dedirtti?

İzleyin düşüncelerinizi ve ardından olmak istediğiniz bir dünya hayal edin yargısız saf tertemiz yüce kalbinizle.

İçinde bulunduğunuz yeri,renklerini,kokusunu,ağızınıda oluşan tadı tüm 5 duyunuzla  hatta daha fazla oluşmaya başlayan duyularınızla imgeleyin.

İçini doldurmaya başlayın bu dünyanın yargısızca.

Gözleriniz hala kapalı!

Ve ardından neleri içine koymak isterdiniz düşünün.Barışı mı? Sevgiyi mi? Şefkati mi? Sağlıklı kişilikleri mi? Mutlulukları mı?

Ya tabiat Toprak ana nasıl olsaydı? Hayvanlar?Çiçekler? Veya farklı neler koymak isterdiniz?

Tüm bunları imgelerken yükseldiğinizi Sevgi ile coşarak içinizin içinize sığamadığını hissedin ,kalbinizin yerinden dışarı fırlayarak   bu yarattığınız dünyaya yol aldığını görün.

Ve şimdi sizde oradasınız diğerleri gibi…

Hatırladınız!!!

O yok olduğunu zannetiğiniz mükemmel Sevgi dolu yuvanızdasınız artık.

Ele ele Birlik ve Sevgi içinde oluşumunuzu ve kendinizi kutlayın.

AşklaaaaA

Sabrang Semra

 

Categories: Blog

Yorumlar

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir